Ufuk Ulvi Ozcan

  • Home
  • Ufuk Ulvi Ozcan

Ufuk Ulvi Ozcan Bosforce ; “Boğaziçi’nde Emlak Denince...”

09/09/2026
Bazı insanlar vardır; konuştuğunda sesi yalnızca kulağınıza gelmez. Kelimeler, sesin içinden süzülür; onun yüreğinden çı...
09/09/2026

Bazı insanlar vardır; konuştuğunda sesi yalnızca kulağınıza gelmez. Kelimeler, sesin içinden süzülür; onun yüreğinden çıkar, sizin yüreğinize dokunur…

Bence Kerem Alışık da o insanlardan biri. Çünkü onun sesinde yalnızca bir anlatım değil, yaşanmışlık, duygu ve samimiyet var. Sanki konuşmuyor da yüreğinden geçenleri sizinle paylaşıyor.

Fatih Altaylı gibi ben de dinlerken çok şaşırdım. Oğlum Nart’la birlikte dinledik; hem çok keyif aldık hem de “İnsan yüreğini böyle de kullanabilir mi?” diye düşündük.

Bazı sesler duyulur, bazıları ise insanın içinde bir yere dokunur.

Kerem Alışık’ın sesi, bence ikincisinden…

Teşekkürler Kerem Alışık , teşekkürler Fatih Altaylı …

03/09/2026

Accademia delle Arti e delle Scienze Filosofiche tarafından gerçekleştirilen 10. Uluslararası Lucius Annaeus Seneca Çağdaş Edebiyat Ödülleri sahiplerini buldu.

Değerli yazarımız Mehmet Öztürk, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle yayımlanan “Fırtına Tanrısı’nın Çocukları – Hitit Destanı” başlıklı eseriyle ödüle layık görülmüştür.

Sayın Mehmet Öztürk’ü bu uluslararası başarısından dolayı tebrik ederiz.

https://www.iskultur.com.tr/firtina-tanrisinin-cocuklari-hitit-destani-siir.aspx

31/08/2026
👇👇👇BİR EKMEK ALMAK İÇİN GİRDİM, BİR HİKÂYEYLE ÇIKTIM…Acıbadem’de sokak arasında yürürken küçücük bir tabela gördüm:ZERUN...
31/08/2026

👇👇👇
BİR EKMEK ALMAK İÇİN GİRDİM,
BİR HİKÂYEYLE ÇIKTIM…

Acıbadem’de sokak arasında yürürken küçücük bir tabela gördüm:

ZERUN 1650

Ne olduğunu bilmiyordum.

Ama bazı tabelalar insana “Gir bak!” der. 🙂

Ben de girdim.

İçeride beni birkaç güzel insan, güler yüzleriyle karşıladı.

Sonra fark ettim ki burası sadece un, ekmek ve doğal ürünler satan bir dükkân değilmiş.

Burada tohumun hikâyesi varmış.

Sivas’tan Zerun…

Kastamonu’dan Siyez…

Karakılçık…

Yüzyıllardır bu topraklarda varlığını sürdüren atalık tohumlar; toprağın, köylünün ve emeğin içinden geçip Acıbadem’de yeniden sofralarımıza ulaşıyormuş.

Bir anda aklıma şu soru geldi:

Biz aslında ne satın alıyoruz?

Bir ekmek mi?

Yoksa bir köylünün emeğini, toprağın hafızasını ve geleceğe bırakılan bir tohumu mu?

Evet, fiyatı biraz daha yüksek olabilir.

Ama mesele gerçekten birkaç lira mı?

Bence değil.

Mesele, paramızla neyi çoğalttığımız.

Seri üretimi mi?

Yoksa toprağı, tohumu, emeği ve küçük üreticiyi mi?

Çünkü tüketici sadece satın alan değildir.

Her alışverişimiz, geleceğe verdiğimiz küçük bir oydur.

Markette elimizi uzatırken…

Fırından ekmek alırken…

Kahvaltı soframızı kurarken…

Belki de bazen şu soruyu sormak yeter:

“Ben paramı nereye gönderiyorum?”

Ben o gün Acıbadem’de küçücük bir dükkâna merak edip girdim.

Çıkarken elimde sadece ekmek, un ya da başka bir ürün yoktu.

Bir düşünce vardı:

İyi bir dünyayı kurmak için her zaman büyük işler yapmamız gerekmiyor.

Bazen sadece daha bilinçli tüketmek…

Emeği görmek…

Küçük üreticiyi desteklemek…

Ve bizden sonrakileri düşünmek yetiyor.

Bu arada küçük bir itiraf:

ZERUN 1650’nin sahipleriyle hâlâ tanışmıyorum. 😂

Yani bu bir reklam değil.

Sadece bir tabelanın peşinden girip, bir hikâyenin içinde bulduğum kendimi paylaşmak istedim.

Teşekkürler Neslihan Şimşek Balamir ve Cantuğ Balamir.

Belki bir gün sizin de yolunuz Acıbadem’e düşer.

Tabelayı görürsünüz:

ZERUN 1650

Merak edersiniz.

İçeri girersiniz.

Ve belki siz de bir dükkâna değil…

Bir hikâyenin içine girersiniz.

DoğalÜretim Toprak Tohum Emek

Şununla: Jineps Gazetesi – Az önce yükselen hayranlarından biri olarak teşekkür aldım! 🎉
29/08/2026

Şununla: Jineps Gazetesi – Az önce yükselen hayranlarından biri olarak teşekkür aldım! 🎉

27/08/2026

BİR JET SESİ VE ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE

Biraz önce ofiste çalışıyordum.

Birden gökyüzünden bir jet sesi geldi.

İnanın, bir anda ayaklarımın, dizlerimin bağı çözüldü.

İlk aklıma FETÖ geldi…
Sonra Gazze ve çocuk ölümleri geldi …
Ardından Cizre geldi aklıma.

Çünkü ben Cizre’de askerlik yaptım. Terörün ne olduğunu, insanın üzerinde nasıl bir korku bıraktığını yaşayarak bilenlerdenim.

Hemen cama çıktım.

Jeti görmeye mümkünse videosunu kaydetmeye çalıştım.

Sonra videoyu izledim.

Ayaklarım hâlâ titriyordu.

O anda çok basit görünen ama aslında üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir şeyi düşündüm:

Özgürlük nasıl bir şey?

İnsan özgürlüğün değerini çoğu zaman özgürken fark etmiyor.

Sokağa çıkıyorsunuz…
Gökyüzüne bakıyorsunuz…
Bir uçak, bir helikopter, bir jet geçiyor…

Ve siz sadece bakıyorsunuz.

Çünkü korkmuyorsunuz.

Oysa aynı ses, terörün içinde yaşamış bir insan için bambaşka şeyler ifade edebilir.

İşte o an, özgürlüğün yalnızca bir kelime olmadığını düşündüm.

Özgürlük; korkmadan yaşamakmış.

Çocuğunuzun yarınını korkmadan düşünebilmekmiş.

Kapınızı, pencerenizi, gökyüzünü korkmadan açabilmekmiş.

Ve belki de en önemlisi, kendi iradenizle yaşayabilmekmiş.

İnsanların özgürlüğünü, güvenliğini ve yaşamını tehdit edenlerin üzerinde bu yüzden çok büyük bir vebal olduğunu düşünüyorum.

Çünkü terör sadece insan öldürmüyor.

İnsanın hafızasına korku bırakıyor.

Bir sese, bir görüntüye, bir sokağa, hatta gökyüzüne bile başka anlamlar yüklüyor.

Bugün bir jet sesi duydum.

Benim için sadece bir jet sesi değildi.

Bana yıllar önce yaşadıklarımı hatırlattı.

Ama aynı zamanda başka bir şeyi de hatırlattı:

Özgürlüğün değerini…

Ve bir kez daha düşündüm:

Bazı şeylerin kıymetini, onları kaybetme ihtimaliyle karşılaşmadan anlayamıyoruz.

Özgürlük de galiba bunlardan biri.

Ne büyük nimet…

Ne büyük sorumluluk…

Ve onu insanların elinden alanların ne büyük bir vebalin altına girdiğini anlatmaya kelimeler yetmez herhalde?

Address

Acıbadem Cad. Palmiye Sok. No.1/D, Üsküdar

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Ufuk Ulvi Ozcan posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Shortcuts

  • Want your business to be the top-listed Realtor/realty Service?

Share