27/08/2026
BİR JET SESİ VE ÖZGÜRLÜK ÜZERİNE
Biraz önce ofiste çalışıyordum.
Birden gökyüzünden bir jet sesi geldi.
İnanın, bir anda ayaklarımın, dizlerimin bağı çözüldü.
İlk aklıma FETÖ geldi…
Sonra Gazze ve çocuk ölümleri geldi …
Ardından Cizre geldi aklıma.
Çünkü ben Cizre’de askerlik yaptım. Terörün ne olduğunu, insanın üzerinde nasıl bir korku bıraktığını yaşayarak bilenlerdenim.
Hemen cama çıktım.
Jeti görmeye mümkünse videosunu kaydetmeye çalıştım.
Sonra videoyu izledim.
Ayaklarım hâlâ titriyordu.
O anda çok basit görünen ama aslında üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir şeyi düşündüm:
Özgürlük nasıl bir şey?
İnsan özgürlüğün değerini çoğu zaman özgürken fark etmiyor.
Sokağa çıkıyorsunuz…
Gökyüzüne bakıyorsunuz…
Bir uçak, bir helikopter, bir jet geçiyor…
Ve siz sadece bakıyorsunuz.
Çünkü korkmuyorsunuz.
Oysa aynı ses, terörün içinde yaşamış bir insan için bambaşka şeyler ifade edebilir.
İşte o an, özgürlüğün yalnızca bir kelime olmadığını düşündüm.
Özgürlük; korkmadan yaşamakmış.
Çocuğunuzun yarınını korkmadan düşünebilmekmiş.
Kapınızı, pencerenizi, gökyüzünü korkmadan açabilmekmiş.
Ve belki de en önemlisi, kendi iradenizle yaşayabilmekmiş.
İnsanların özgürlüğünü, güvenliğini ve yaşamını tehdit edenlerin üzerinde bu yüzden çok büyük bir vebal olduğunu düşünüyorum.
Çünkü terör sadece insan öldürmüyor.
İnsanın hafızasına korku bırakıyor.
Bir sese, bir görüntüye, bir sokağa, hatta gökyüzüne bile başka anlamlar yüklüyor.
Bugün bir jet sesi duydum.
Benim için sadece bir jet sesi değildi.
Bana yıllar önce yaşadıklarımı hatırlattı.
Ama aynı zamanda başka bir şeyi de hatırlattı:
Özgürlüğün değerini…
Ve bir kez daha düşündüm:
Bazı şeylerin kıymetini, onları kaybetme ihtimaliyle karşılaşmadan anlayamıyoruz.
Özgürlük de galiba bunlardan biri.
Ne büyük nimet…
Ne büyük sorumluluk…
Ve onu insanların elinden alanların ne büyük bir vebalin altına girdiğini anlatmaya kelimeler yetmez herhalde?