27/01/2016
Ben kaplumbağayım ve yavaş ilerliyorum ya da senin deyiminle boş hayaller peşindeyim!
Sigortam olsun, maaşım idare etsin.. Yemeğim ve yolum olursa "Ohhh benden iyisi yok" diyorsun. İş verensen eğer, bana komikmişim gibi bakıp gülüyorsun "Üç kuruşla insan kendi şirketini, işini mi kurar diyorsun?" ama dolar fırladığında panik içindesin, çünkü ticaretin geneli Avrupa para birimi ile olur. Ve klasik ticaretin bir güvencesi yoktur, her an batmak gibi bir tehlike içindesindir. Vs vs...
Doktor, polis veya mühendis misin?
Aylık 10.000 TL kazansan ne olurki? Kazandığını rahat ve huzurlu bir şekilde harcamaya vaktin var mı ya da oluyor mu?
Peki ya sen kimsin?
Hızlı ilerleyen, realist ama emir altınta olan biri mi? (aile, eş, dosta laf gitsin buradan) 10.000, 50.000 TL ile kendi işini kuran, patron olan ama piyasada durgunluk olmasın diye sürekli dua eden, sürekli güvensizlik dolu olan ticaretin içerisinde olan biri mi?
Becerikli olup terfi aldığın ama 300, 500 TL zam için çoğu zaman evin yerine işyerinde vakit geçiren mi, ya da evinde vakit geçirdiğin ama para kazanamayan mı (durakladığında)?
Senin hayalin var mı? Eminim vardır! Peki, senin hayallerinle benim hayallerimin gerçekleşme ihtimalini düşünürsek, kimin hayali ilk etapta gerçekleşir? Tabiiki benim!
Yazının sonunda sizi biyerlere davet etmem gerekir, ya da bi yere üye yapayım n'olur diye bir serzenişte bulunmam gerekir. Ama ben yapmıyorum çünkü yapmıyoruz. Eş, dost, akraba.. Hepsi sizi bir yerlere davet eder ya da ısrarla üye yapmaya çalışır. Ama ben bunu yapmıyorum bildiğiniz gibi, çünkü yapmıyoruz..
Çünkü herkes bilinçli ve artık bu sektörde yalan dolana gerek yok. Bilen bilir, ben yaş tahtaya basmam, güvenmediğim hiç bir şeyi önemsemem veya övmem..
Çalıştığımız firma, ürün ve ekibimiz kendini kanıtlayan metalar. Bunun dışında kalan tek şey; SEN ve İNANÇSIZ KÖLE HAYATIN!