05/05/2025
Her görünen gördüğümüz gibi olmayabilir mi ?
Göze güzel gelenin ardında bir acı, bir bedel yatmadığı ne malum.
Mesela bir balerinin zerafetinde kanlar içinde kalmış acıdan sızım sızım sızlayan ayaklar olduğunu pek de görmeyiz.
Görmememiz,bilmememiz acının varlığını inkara sebep midir?
Paha biçilemeyen, zarif ellerde yıldız gibi parıldayan elmasların çıkarılmasında mesela, nice masum çocuk işçiler öldüğü karanlık gerçeği elmasın ışıltısında kaybolup gidiyor diye;
Ve yine sirf o elmas ışıldasın diye en acısından ödenmiş bir bedeli inkar edebilir miyiz ?
Şu sokakta dökülmüş yaprakların oluşturduğu muazzam görsele bakıp da bu görselin bedelini ödeyenin dalından kopan , hatta aynı çiçeğin yaprağı iken ayrı düşen yapraklar olduğunu ve hatta ayaklar altında ezilme bedelini Ödeyen yapraklar olduğunu inkar etmek ne mümkün.
Demem o ki, gördüğümüz belkide yanlış yerden bakarak göremediklerimizdir.
Gördüklerimizle Güzel, çirkin yargisina varmak yerine, acaba gördüğümüzü görmememize vesile olan asıl dinamikler , gerçekler nelerdir diye sorgulamalıyız belki de hayatı..
Işte belki de o zaman, perdenin arkasını görmeye başlarız.
Umulur ya gercekten birbirimizi anlar ve hakikatiyle sevebiliriz..