07/07/2026
📌 Sosyal Medya Yasaklanmamalı, Kuralsız da Bırakılmamalı
Son günlerde sosyal medya üzerinden yapılan taşınmaz pazarlamasıyla ilgili tartışmaları dikkatle takip ediyorum.
Açıkça ifade etmek isterim ki ben sosyal medyanın karşısında değilim. Aksine, doğru kullanıldığında sektörümüzün en güçlü iletişim ve pazarlama araçlarından biridir.
Ancak bir gerçeği de görmezden gelemeyiz.
Bugün eline telefon alan herkes taşınmaz pazarlayabiliyor.
Yetki belgesi var mı?
Mülk sahibinin izni var mı?
Vergi mükellefi mi?
Mesleki sorumluluğu bulunuyor mu?
Çoğu zaman bunları bilmiyoruz.
Diğer tarafta ise ofisini işleten, vergisini ödeyen, personel çalıştıran, eğitim alan, Yetki Belgesi ile faaliyet gösteren ve denetlenen binlerce meslektaşımız var.
Şimdi soruyorum…
Bu iki tarafın aynı kurallarla rekabet ettiğini söyleyebilir miyiz?
Bence sorun sosyal medya değil…
Sorun, sosyal medyada yapılan kuralsız taşınmaz ticaretidir.
Üstelik mesele sadece sektörümüz de değildir.
Bu durum tüketiciyi yanıltıyor, kayıt dışılığı artırıyor ve mesleğimizin itibarını zedeliyor.
Peki çözüm ne?
Benim önerim; yasak değil, doğrulamadır.
Nasıl ki sosyal medya platformlarında mavi tik hesabın doğrulandığını gösteriyorsa, taşınmaz pazarlayan hesaplarda da “Yetkili Emlak Tiki” uygulaması hayata geçirilmelidir.
EİDS benzeri doğrulama sistemleri sosyal medya platformlarıyla entegre edilmeli, taşınmaz pazarlayan hesapların yetkili olup olmadığı vatandaş tarafından kolayca görülebilmelidir.
Bu;
✔️ Tüketiciyi korur.
✔️ Dürüst çalışan meslektaşlarımızı korur.
✔️ Kayıt dışılıkla mücadeleye katkı sağlar.
✔️ Mesleğimizin itibarını güçlendirir.
Çünkü…
Mavi tik hesabı doğrular.
Yetkili tik ise güveni doğrular.
Artık tartışmamız gereken konu sosyal medyayı yasaklamak değil; sosyal medyada güveni nasıl inşa edeceğimizdir.
Sizce de artık “Yetkili Emlak Tiki” uygulamasının zamanı gelmedi mi?