Volkan Gürsoy

Volkan Gürsoy Volkan Gayrimenkul
( E M L A K Ç I )

📌 Sosyal Medya Yasaklanmamalı, Kuralsız da BırakılmamalıSon günlerde sosyal medya üzerinden yapılan taşınmaz pazarlaması...
07/07/2026

📌 Sosyal Medya Yasaklanmamalı, Kuralsız da Bırakılmamalı

Son günlerde sosyal medya üzerinden yapılan taşınmaz pazarlamasıyla ilgili tartışmaları dikkatle takip ediyorum.

Açıkça ifade etmek isterim ki ben sosyal medyanın karşısında değilim. Aksine, doğru kullanıldığında sektörümüzün en güçlü iletişim ve pazarlama araçlarından biridir.

Ancak bir gerçeği de görmezden gelemeyiz.

Bugün eline telefon alan herkes taşınmaz pazarlayabiliyor.

Yetki belgesi var mı?

Mülk sahibinin izni var mı?

Vergi mükellefi mi?

Mesleki sorumluluğu bulunuyor mu?

Çoğu zaman bunları bilmiyoruz.

Diğer tarafta ise ofisini işleten, vergisini ödeyen, personel çalıştıran, eğitim alan, Yetki Belgesi ile faaliyet gösteren ve denetlenen binlerce meslektaşımız var.

Şimdi soruyorum…

Bu iki tarafın aynı kurallarla rekabet ettiğini söyleyebilir miyiz?

Bence sorun sosyal medya değil…

Sorun, sosyal medyada yapılan kuralsız taşınmaz ticaretidir.

Üstelik mesele sadece sektörümüz de değildir.

Bu durum tüketiciyi yanıltıyor, kayıt dışılığı artırıyor ve mesleğimizin itibarını zedeliyor.

Peki çözüm ne?

Benim önerim; yasak değil, doğrulamadır.

Nasıl ki sosyal medya platformlarında mavi tik hesabın doğrulandığını gösteriyorsa, taşınmaz pazarlayan hesaplarda da “Yetkili Emlak Tiki” uygulaması hayata geçirilmelidir.

EİDS benzeri doğrulama sistemleri sosyal medya platformlarıyla entegre edilmeli, taşınmaz pazarlayan hesapların yetkili olup olmadığı vatandaş tarafından kolayca görülebilmelidir.

Bu;

✔️ Tüketiciyi korur.

✔️ Dürüst çalışan meslektaşlarımızı korur.

✔️ Kayıt dışılıkla mücadeleye katkı sağlar.

✔️ Mesleğimizin itibarını güçlendirir.

Çünkü…

Mavi tik hesabı doğrular.

Yetkili tik ise güveni doğrular.

Artık tartışmamız gereken konu sosyal medyayı yasaklamak değil; sosyal medyada güveni nasıl inşa edeceğimizdir.

Sizce de artık “Yetkili Emlak Tiki” uygulamasının zamanı gelmedi mi?

Miras kalan ev, arsa ve tarlaların satışı konusunda yeni bir düzenleme gündemde. Malum, miras işlerinde bazen kardeş kar...
24/06/2026

Miras kalan ev, arsa ve tarlaların satışı konusunda yeni bir düzenleme gündemde. Malum, miras işlerinde bazen kardeş kardeşe, kuzen kuzene düşebiliyor. Özellikle ortaklığın giderilmesi davalarında taşınmazın satışı söz konusu olduğunda, aile yadigârı bir evin ya da yılların tarlasının bir anda yabancı bir kişinin eline geçmesi pek çok kişinin canını sıkabiliyor.

Hazırlanan yeni düzenlemeye göre, mirasçılar arasında anlaşmazlık çıkıp satış aşamasına gelinirse, ilk ihale sadece mirasçılar arasında yapılacak. Yani dışarıdan birinin gelip “Bu evi ben aldım” deme ihtimali ilk etapta ortadan kalkacak. Öncelik aile bireylerinde olacak.

Eğer mirasçılar kendi aralarında anlaşamaz veya satış gerçekleşmezse, işte o zaman kapılar üçüncü kişilere açılacak ve taşınmaz genel ihaleye çıkarılabilecek.
Kısacası devlet, “Önce aile kendi içinde bir çözsün, sonra başkalarına bakalım” demeye hazırlanıyor. Böylece dededen kalan evin, amcadan kalan tarlanın ya da çocukluk anılarıyla dolu bahçenin aile içinde kalma şansı biraz daha artacak.

Tabii ki bu düzenleme henüz taslak aşamasında. Yani şimdilik kesinleşmiş bir durum yok. Kanunlaşıp Resmî Gazete’de yayımlandığında yürürlüğe girecek. O zamana kadar mirasçılar arasında barışı korumak, belki de en kazançlı yatırım olmaya devam ediyor.

🏢 TAPUDA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR!Ekspertiz raporlarının doğrudan tapu sistemine bildirilecek olması, gayrimenkul sektöründe ...
15/05/2026

🏢 TAPUDA YENİ DÖNEM BAŞLIYOR!

Ekspertiz raporlarının doğrudan tapu sistemine bildirilecek olması, gayrimenkul sektöründe şeffaflık adına önemli bir adım olarak görülüyor. Ancak sektörün yıllardır çözülemeyen en büyük problemlerinden biri olan “beyan sorunu” gerçek anlamda çözülmeden, yapılacak her yeni düzenlemenin yükü yine vatandaşın omzuna binebilir.

Bugün piyasada herkesin bildiği ama yüksek sesle konuşmaktan kaçındığı bir gerçek var:
Evin gerçek satış değeri başka, tapuda gösterilen rakam çoğu zaman başka…

Hal böyle olunca sistem yıllardır tam anlamıyla sağlıklı veri üretemedi. Şimdi ekspertiz raporlarının sisteme entegre edilmesiyle birlikte daha kontrollü bir yapı hedefleniyor. Bu elbette olumlu bir gelişme.

Ancak burada asıl önemli konu şu:
Eğer yüksek harç yükü ve maliyetler aynı şekilde devam ederken vatandaş gerçek bedeli beyan etmeye zorlanırsa, bu durum piyasada yeni mağduriyetler oluşturabilir.

Çünkü vatandaş çoğu zaman düşük beyanı “tercihten” değil, maliyet baskısından dolayı yapıyor.

Bugün birçok alıcı ve satıcı işlem sırasında ilk olarak evin özelliklerini değil, şu soruyu konuşuyor:
“Tapu harcı ne çıkacak?” 😄

Dolayısıyla mesele sadece denetim değil;
aynı zamanda sistemi uygulanabilir, adil ve sürdürülebilir hale getirebilmek.

Gerçek beyan isteniyorsa, vatandaşın üzerindeki mali yükün de yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Aksi halde kayıt dışılığı önlemeye çalışırken, piyasanın hareketliliği yavaşlayabilir ve yük yine doğrudan vatandaşa yansıyabilir.

Kısacası;
Gayrimenkulde yeni dönem başlıyor ama sektörün asıl ihtiyacı yalnızca daha fazla kontrol değil, daha dengeli bir sistem.

Neden Emlak Yasası? Ciddiyet ile Mizah Arasında Bir Metrekare MeselesiEmlak piyasası, dışarıdan bakınca basit görünür: A...
05/05/2026

Neden Emlak Yasası?

Ciddiyet ile Mizah Arasında Bir Metrekare Meselesi

Emlak piyasası, dışarıdan bakınca basit görünür: Alan alır, satan satar. Ama işin içine girince fark edersin ki burası küçük çaplı bir ekonomi simülasyonu… hatta bazen tam bir komedi sahnesi.

Bir dönem fiyatlar öyle hızlı yükseldi ki insanlar ev bakarken artık metrekareyi değil, “kaç yıl çalışırsam alırım?” hesabını yapmaya başladı. Satıcı tarafında ise durum farklı değildi; herkesin dilinde aynı cümle:
“Burası çok değerleniyor.”
Neye göre, kime göre… o biraz muamma.

İşte emlak yasası tam bu noktada devreye giriyor. Amacı aslında çok basit:
Piyasayı biraz daha öngörülebilir, biraz daha adil hale getirmek.

Ciddi tarafına bakarsak:
Bu tür düzenlemeler fiyat dalgalanmalarını azaltabilir, kayıt dışı işlemleri önleyebilir ve hem alıcı hem satıcı için daha güvenli bir ortam oluşturabilir. Aynı zamanda şehir planlamasına katkı sağlayarak kaynakların daha verimli kullanılmasına yardımcı olur.

Ama işin mizahi tarafı da var. Çünkü bu yasa, bir anlamda piyasadaki “abartı ustalarına” da nazik bir uyarı gönderir:
“Bir evin fiyatı, içine hayal gücü eklenerek sonsuza kadar artırılamaz.”

Alıcı için faydası şu:
Artık ev bakarken sadece evi değil, fiyatın mantığını da görebilir. En azından “Bu fiyat nereden çıktı?” sorusu biraz daha az gizemli hale gelir.

Satıcı için de aslında kötü bir durum yoktur. Çünkü düzenli bir piyasa, uzun vadede daha sürdürülebilir kazanç sağlar. Yani bir gün uçup ertesi gün düşen fiyatlar yerine, daha dengeli bir kazanç söz konusu olur.

Tabii her düzenlemede olduğu gibi burada da ince bir çizgi var. Kurallar fazla sıkı olursa piyasa yavaşlar, fazla gevşek olursa yine kontrol kaybolur. Bu yüzden emlak yasası biraz hassas bir ayar gibidir—ne eksik ne fazla.

Sonuç olarak emlak yasası, ne tamamen mucizevi bir çözüm ne de gereksiz bir müdahaledir. Daha çok, zaten karmaşık olan bir sistemi biraz daha anlaşılır hale getirme çabasıdır.

Ve belki de en önemli katkısı şudur:
Emlak piyasasında herkesin “uzman” olduğu bir ortamda, en azından bazı şeylerin gerçekten kurallara bağlı olması.

Kısaca söyleyelim: kiracı evin “günlük bakım teknisyeni”, ev sahibi ise “büyük sponsor” 😄Türk Borçlar Kanunu’na göre işi...
29/04/2026

Kısaca söyleyelim: kiracı evin “günlük bakım teknisyeni”, ev sahibi ise “büyük sponsor” 😄
Türk Borçlar Kanunu’na göre işin özü şöyle:

Kiracı neyi üstlenir?

Ampul patladıysa: “Ben hallederim.”

Musluk damlatıyorsa: “Contayı değiştiririm.”

Kapı kolu gevşediyse: tornavida çıkar 😄

Kendi kullanımından doğan hasarlar: “Eyvah, bu benden çıktı.”

👉 Yani küçük işler, günlük aşınmalar = kiracı
Ev sahibi neyi üstlenir?

Kombi “ben emekliyim” dediyse

Tesisat komple sorunluysa

Çatıdan yağmur içeri giriyorsa (ev resmen drama yaşıyorsa)

Demirbaş ömrünü doldurduysa

👉 Yani büyük işler, eskime, sistemsel arızalar = ev sahibi

Tek cümlelik özet:

Kiracı “tamir eder”, ev sahibi “yeniler.”
Ama tabii sözleşmede ekstra maddeler varsa, işin rengi biraz değişebilir. 🤓

Hayallerindeki gayrimenkul’ü ararken, stres yapmaya gerek yok! Aradığınız özellikleri bize belirtin, biz sizin için araş...
28/04/2026

Hayallerindeki gayrimenkul’ü ararken, stres yapmaya gerek yok! Aradığınız özellikleri bize belirtin, biz sizin için araştıralım.
☎️ 0542 521 20 20

🏡 Çınar Meydanı Yakını Fırsat Daire!“Ev alayım ama hem merkezi olsun hem de ferah olsun” diyenler…Evet, sizi buraya alal...
28/04/2026

🏡 Çınar Meydanı Yakını Fırsat Daire!

“Ev alayım ama hem merkezi olsun hem de ferah olsun” diyenler…
Evet, sizi buraya alalım 😄

📍 Çınar Meydanı’na yürüme mesafesinde
🚶‍♂️ Toplu ulaşıma yakın (araba şart değil, ama istersen park yeri bulmak sana kalmış 😅)

✨ 135 m² geniş kullanım alanı
🔥 Bireysel doğalgaz (kombi senin kontrolünde, kışın sürpriz yok)
🌿 Teras & balkon (çay + gün batımı paketi hazır)
🏗️ Yapı denetimli (için rahat olsun)
🚿 Modern mutfak & WC

💰 2.800.000 TL (Pazarlık payı var 😉)
Evet, yanlış okumadın… “fırsat” kısmı burada devreye giriyor.

📞 Detaylar için: 0542 521 20 20

🏢 Volkan Gayrimenkul farkıyla
“Bakmadan karar verme, sonra ‘keşke’ demek pahalıya geliyor 😉”

Kira Gelirinde Vergiyi “Yasal Yoldan İncelten” Sanat 🎯Gayrimenkulden kira geliri elde etmek güzel şey. Ay başında “kirac...
27/04/2026

Kira Gelirinde Vergiyi “Yasal Yoldan İncelten” Sanat 🎯

Gayrimenkulden kira geliri elde etmek güzel şey. Ay başında “kiracı yattı mı?” kontrolü, modern çağın küçük mutluluklarından biri. Ama ay sonunda bir de devlet diyor ki: “Ben de buradayım.” İşte bu noktada mesele şu: Vergiden kaçmak değil, vergiyi akıllıca yönetmek.

Bu işin iki ana yolu var ve ikisi de tamamen yasal:

1) Götürü Gider Yöntemi (%15) – “Uğraşamamcılar Kulübü” 😌
Hiç masraf saymakla uğraşmadan, devlet sana diyor ki:
“Gelirin %15’ini gider sayıyorum, hadi iyisin.”

Yani:

100 kazan → 15’i otomatik düş
Kalan 85 üzerinden vergi

Avantajı:

Defter, belge, klasör derdi yok
Dezavantajı:
Gerçek giderin %15’ten fazlaysa “boşuna vergi ödemiş” olursun

2) Gerçek Gider Yöntemi – “Ben Her Faturayı Saklarım” Ekibi 🧾
Burada iş biraz daha ciddi ama ödülü büyük olabilir. Ne harcadıysan düşebilirsin.

Düşebileceğin bazı giderler:

Kredi faizi (ana para değil, o kadar da değil 😄)
Tadilat, boya, tesisat
Emlak vergisi
Sigorta (DASK vs.)
Aidat (sen ödüyorsan)
Hatta binanın yıpranma payı (amortisman)

Avantajı:

Masrafın çoksa vergi ciddi düşer
Dezavantajı:
Fatura saklama seviyesi: “anne terliği düzeni”

Bonus: İstisna Tatlılığı 🍬
Devlet diyor ki:
“Bir kısmını hiç saymıyorum.”

Her yıl belirlenen bir tutar kadar kira geliri vergiden muaf.
Yani küçük bir “benden sana” jesti.

Stratejik Akıl Oyunu 🧠

Masrafın azsa → götürü seç, kafan rahat
Masrafın çoksa → gerçek gider seç, cebin rahat

İnce Ayar (Vergi Jedi Seviyesi) ✨

Kredi faizi yüksekse → gerçek gider altın değerinde
Büyük tadilat yaptıysan → kesin kullan
Amortismanı unutma → uzun vadeli gizli kahraman

Sonuç:
Vergi bir kader değil, biraz matematik + biraz farkındalık işi.
Doğru yöntemi seçersen:
Devlet alacağını alır… ama fazlasını değil 😉

Ev boşsa sanma ki tatilde… O ev şu an tam zamanlı “masraf üretim merkezi” olarak çalışıyor ☺️Kira gelmiyor diye sevinen ...
24/04/2026

Ev boşsa sanma ki tatilde… O ev şu an tam zamanlı “masraf üretim merkezi” olarak çalışıyor ☺️

Kira gelmiyor diye sevinen yok zaten ama işin kötü tarafı şu: ev boşken de senden para yemeye devam ediyor. Resmen kiracı gitmiş ama giderler taşınmamış!

Nasıl hesaplayacağız?

Önce evin normalde aylık ne kadar kira getirdiğini düşün. Bunu 30’a böl → günlük “ah be” dedirten kaybın ortaya çıkar.

Sonra aidat geliyor… klasik. Üstüne varsa merkezi ısıtma, ortak gider falan ekle. Onları da böl 30’a → günlük “mecburi masraf”.

“Ev boş, fatura yoktur” diye umutlanma… az da olsa elektrik, su yine yazıyor kendini. Bir de temizlik vs. yaptırıyorsan, o da bonus gider.

Şimdi hepsini topla. Günlük toplam zararın çıktı.

Son adım: ev kaç gün boş kaldıysa onunla çarp.

Ve sonuç: Ev sana sessiz sessiz “ben buradayım, unutma beni” diye her gün para yiyor…

Address

Denizli

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Volkan Gürsoy posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Volkan Gürsoy:

Shortcuts

Share