Yılmaz Hukuk Bürosu

Yılmaz Hukuk Bürosu Hukuk ve Danışmanlık bürosu

03/08/2024

TEBLİGAT - UYAP LOG KAYDI

Davacının, UYAP Vatandaş Portal Uygulamasından dosyayı görüntülediği tarih, öğrenme tarihi olarak esas alınmalıdır.

Antalya BAM 12. HD
2021/451 E
2021/2171 K
Bu nedenle vatandaş uyaptan gördüğünüz her belge için dava süresi başlamış oluyor haberijiz olsun

01/08/2024

Tazminat davasının, ceza kanunları gereğince süresi daha uzun zamanaşımı süresine tabi cezayı gerektiren bir eylemden doğmuş olması halinde, ceza zamanaşımı süresi uygulanmalıdır.
Bu maddenin uygulanması için eylemi işleyen hakkında ceza davası açılmış olması ya da mahkumiyet kararı verilmiş olması da gerekli değildir. Sadece eylemin suç niteliğini taşıması yeterlidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 16.09.2019, E:2016/26621, K:2019/8298

01/08/2024

Radar denetimi yapıldığına dair uyarı işareti konulmadan ceza kesilemez.

Yargıtay 7. CD 2014/2954 E. 2014/14281 K.

01/08/2024

Kira sözleşmesi uyarınca Euro cinsi üzerinden ödenen depozito, kiracı tarafından TL olarak talep edilmediği sürece Euro cinsi olarak iade edilmelidir.

Yargıtay 3. HD
2022/2215 E
2022/4920 K

01/08/2024

Yetersiz bilirkişi raporuna itiraz edilmemiş olması usulü kazanılmış hak doğurmaz. Mahkeme yetersiz rapora dayanarak hüküm kuramaz.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
2022/508 E.
2023/226 K.

13/02/2023

"Kalitesiz malzeme kullanımının binanın depremde yıkılmasında etkili olduğu olayda, taahhütnameyi veren fenni mesul mühendis, inşaat ustası, bina sahibi ve müteahhit bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan sorumludur."

(Yargıtay 12. CD. , 27.12.2022 T. , 2022/10714 K.)

19/12/2022

Borçlar Kanunu madde: 440

İşçinin ölümü halinde işveren, işçinin sağ kalan eşine ve ergin olmayan çocuklarına, yoksa bakmakla yükümlü olduğu kişilere bir aylık ücret; hizmet ilişkisi beş yıldan uzun süre devam etmişse iki aylık ücret tutarında ödeme yapmakla yükümlüdür

2023 yılı için yapılacak Tüketici Hakem Heyeti başvurularında parasal sınır 66.000 TL olarak güncellendi. Yani 2023’ten ...
16/12/2022

2023 yılı için yapılacak Tüketici Hakem Heyeti başvurularında parasal sınır 66.000 TL olarak güncellendi.

Yani 2023’ten itibaren 66.000 TL ve altında kalan uyuşmazlıklar için Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurma zorunluluğu var.

26/01/2022

Yargıtay'dan önemli emeklilikte 'zorla hizmet birleştirme' kararı
SSK, BAĞ-KUR, Emekli Sandığı gibi birden fazla statüye tabi çalışması olanlar hizmet birleştirmesi yapabiliyorlar. Hizmet süresi tek bir statüden emekli olmaya yetmeyenler için avantaj sağlayan bu durum, bazı vatandaşların ise emekliliğini geciktiriyor. Yargıtay, hizmet süresi tek bir statüden emekli olmaya yeterli olanların hizmet birleştirmeye zorlanamayacağı kararı verdi.

İşçi, memur, esnaf gibi farklı statülerde çalışması olanlar emeklilik yaşını doldurduklarında hizmet sürelerini birleştirerek emekli olabiliyorlar. 2008 öncesi çalışmaya başlamış olanların hizmet süreleri birleştirilirken, son 7 yıllık fiili hizmet süresine bakılıyor. Buna göre, son 2520 prim günü en fazla hangi statüde geçmiş ise o statünün kurallarına göre emekli ediliyorlar. Hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu statü dikkate alınıyor.Sigortalı çalışma başlangıcı 2008 Mayıs ayı ve sonrasında olanlar ise tüm çalışma yaşamları boyunca hizmet süreleri en çok hangi statüde geçmiş ise o statüden emekli ediliyorlar.
Hizmet sürelerinin birleştirilmesi, prim günü tek bir statüden emekli olmaya yetmeyenlere avantaj sağlıyor. Bazı durumlarda ise dezavantaj yaratabiliyor.
Örneğin, SSK’dan daha az prim günüyle ve daha erken yaşta emekli olmak mümkün bulunuyor. SSK’lı çalışmanın ardından dükkan işleten bir kişi 7 yıllık hizmet süresinin çoğunu BAĞ-KUR’da geçirdi ise emeklilik için daha fazla prim gününe sahip olması gerekiyor. Bu da emekliliği geciktirebiliyor.
SSK’lı çalışırken primleri tavandan yatırılmış olan kişiler çoğunlukla BAĞ-KUR’lulardan, kimi zaman da hem BAĞ-KUR’lulardan hem de Emekli Sandığı’na tabi olanlardan daha yüksek emekli aylığı alabiliyorlar.
Ayrıca, BAĞ-KUR prim borcu olanlar borçlarını ödemeden emekli olamadıkları için emeklilik süresi uzayabiliyor. Bu tür durumlarda vatandaşlar hizmet birleştirmesi yapmaktan kaçınıyor.
SGK ZORLA BİRLEŞTİRMESİ YAPIYOR
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), bu şekilde birden fazla statüde çalışması olanlar emeklilik için müracaat ettiklerinde hizmet birleştirmesi yapıyor. Statülerden sadece birindeki çalışma süresi emekli olmak için yeterli olanları da aynı işleme tabi tutuyor.
Örneğin, 6500 gün SSK’lı çalışması olan bir kişi yaşını doldurduğunda emekli olabilir. Bu kişi yaşını beklerken dükkân açtığında SGK bu kez hem SSK, hem de BAĞ-KUR günlerini dikkate alıyor. BAĞ-KUR’dan emeklilik için en az 9000 prim günü gerektiğinden, yaşını doldurduğu halde kişinin emekliliği gecikiyor.
SGK, böyle bir vatandaşın “Benim SSK’daki prim günlerim emekli olmak için yeterli. BAĞ-KUR’daki hizmetlerimi dikkate almadan sadece SSK’daki hizmetlerim ile emekli olmak istiyorum” dediğinde kabul etmiyor. Vatandaşlar ancak dava yoluyla haklarını alabiliyorlar.
YARGITAY: SİGORTALI İSTEMEDİKÇE HİZMETLER BİRLEŞTİRİLEMEZ
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi (Esas No: 2020 / 4864, Karar No: 2021 / 5424) önce SSK’lı, sonra da BAĞ-KUR’lu çalışması bulunan bir vatandaşın ölümü üzerine eş ve çocukları tarafından açılan davayı karara bağladı. Dosyaya göre, SGK önce SSK statüsünden aylık bağladı. Daha sonra bu aylığı iptal etti ve eş ve çocuklarına ödenmiş olan aylıkları faiziyle geri istedi. Gerekçe olarak da aylığın BAĞ-KUR’dan bağlanması gerekir iken yanlışlıkla SSK’dan bağlandığı, fakat BAĞ-KUR sürelerinin de aylık bağlamaya yetmediği gösterildi.
Yargıtay kararında, farklı sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesine ilişkin 2829 Sayılı Kanun’un amacının, hiçbir kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak olduğu vurgulandı. Böylece, değişik kurumlardaki hizmet sürelerinin ziyan olmasının önlenmesinin amaçlandığı belirtildi.
Kararda, “Bazı sosyal güvenlik kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde, diğer kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmamaktadır” denildi.
T.C.Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
2020/4864 E., 2021/5424 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
No : 2018/1919-2019/2212
Dava, Kurum sigortalısı ...’ın vefatından dolayı hak sahibi davacılara Bağ-Kur'dan ve SSK'dan ayrı ayrı maaş bağlanmasına istinaden, 5510 sayılı Kanunun 96/a bendi gereğince yersiz ödemelerin iadesi hakkındaki Kurum işleminin iptali ile davacıların davalı Kuruma borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacılar vekili, müvekkillerinin miras bırakanı ...'ın 28/06/1994 tarihinde trafik kazası sonucunda öldüğünü, bu nedenle davalı kurum tarafından hak sahiplerine iş görememezlik aylığı ve yetim aylığı bağlandığını, ödemeleri halen devam eden anne ... ve kızı ... ile şartlar gereği ödemesi kesilen ... ve ...’ın adreslerine davalı Kurumca 24/02/2015 tarihli yazılar gönderilerek 3/321477814 tahsisli ödemenin iptal edildiğinin, ayrıca 24/12/2014-23/05/2015 tarihleri arası her biri için yapılan ödemelerin yersiz ödeme kapsamında faizi ile birlikte takip ve tahsil edileceğinin bildirildiğini, 25/03/2015 tarihinde yapılan itiraz üzerine itirazın reddine karar verildiğini, ayrıca ... ile ...'a ödenen aylıklardan 1/4 de kesinti yapıldığını, 3/321477814 tahsis numaralı ödemeler ile 3/119991 tahsis numaralı ödemelerin niteliği itibariyle birlikte değerlendirilemeyeceğini, ilkinin trafik kazası sonucu bağlanan iş görememezlik geliri, diğerinin ise sigortalı çalışmaları nedeniyle hak sahiplerine bağlanan ödemeler olduğunu, olay tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Kanunun 99. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, yine faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu, aylıklardan kesinti yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek 3/32110477814 numaralı tahsisin ... ve ... için devamına, hak sahiplerinden geriye doğru istenen faizlerin iptaline, neticede kesintilerin de iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP
Davalı Kurum vekili; yasal mevzuat gereğince Kurumca hak sahiplerine son 7 yıllık fiili hizmet süresi nazara alınmadan hizmet sürelerinin sonuncusunun tabi olduğu kurumca kendi mevzuatına göre aylık bağlanıp ödendiğini, davacılara 1479 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması gerektiğinden 3/477814 numaralı dosyadan bağlanan ölüm aylığının iptal edildiğini, Kurum işlemlerinin 5510 sayılı Kanun başta olmak üzere hukuka ve mevzuata uygun olduğunu belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
"Davacının davasının reddine" karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
"Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin 28/03/2018 tarihli, 2015/189 Esas - 2018/88 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine," karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacılar vekili, hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacıların mirasbırakanı ...’ın 2928 sayılı Kanuna göre ölüm tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanuna tabi olduğu ve bu durumda 2928 sayılı Kanunun 8/son fıkrası gereğince ölüm aylığının 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanması gerektiği gerekçeleriyle davalı Kurumca davacılara 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan ölüm aylıkları iptal edilerek, borç çıkarılması üzerine eldeki dava açılmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacıların murisi ...’ın 28/06/1994 tarihinde vefat ettiği, sigortalı murisin 01/04/1981-24/07/1987 tarihleri arasında 4/1-(a) bendi kapsamında 2219 gün hizmetinin bulunduğu, davacıların 29/09/1994 tarihinde Kuruma ölüm aylığı başvurusunda bulundukları, Kurumca davacıların ölüm aylığı talebi kabul edilerek 01/07/1994 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanunun 66/c bendi gereğince aylık bağlandığı, bu defa davacıların 10/08/1995 tarihinde Bağ-Kur ölüm aylığı talebiyle Kuruma başvuruları üzerine, davacıların miras bırakanı ...’ın 20/04/1982-26/12/1983, 10/10/1988-15/08/1990 ve 01/12/1993-02/05/1994 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanuna tabi olarak geçen hizmetlerinin 3 yıl 11 ay 12 gün olduğu anlaşılmakla 3/119991 tahsis numarası ile davacılara 01/07/1994 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanunun 41. maddesine eklenen 2229 sayılı Kanunun 18/a maddesi gereğince Bağ-Kur aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. Daha sonra davalı Kurum kayıtlarının tetkikine göre davacılara 3/1119991 tahsis numarası ile miras bırakanın en son çalışmasına göre Bağ-Kur aylığı bağlandığı, ancak 4/1-(a) kapsamında da hak sahiplerine gelir bağlandığı tespit olunarak 09/11/2015 ve 1238 sayılı güncelleme formu ile davacıların 03/0477814 tahsis numaralı 4/1-(a) kapsamındaki gelirden, 2829 sayılı Kanuna göre son 1260 gün 4/1-(a) bendi kapsamında geçmediğinden, 23/09/1995 tarihi itibariyle çıktıklarının düzenlendiği ve 24/12/2004-23/02/2015 tarihleri arasında davacılar hakkında yersiz ödeme borcu çıkarıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanunun amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup, bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının ya da hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmamaktadır.
Belirtilen açıklamalar ışığında, davacıların hizmet birleştirilmesine gerek olmadan 506 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığına hak kazandıkları ve hizmet birleştirmesine zorlanamayacakları ortadadır. Bu nedenle Kurumca doğrudan 506 sayılı Kanuna göre bağlanan aylıkların iptalinin söz konusu olamayacağı, davalı Kurumun 1479 sayılı Kanuna göre bağladığı ve fazladan ödediği ölüm aylıklarının da Kurumca tahsil edilebilir olduğu belirgindir.
Yukarıda açıklanan bu ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 15/04/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

30/12/2021

KPSS’de 88 puan alarak 46. olan bir kimseye sözlü mülakatta hiçbir gerekçe gösterilmeksizin 0 puan verilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.
Danıştay 12. Dairesi
Esas No: 2020/1928
Karar No: 2020/3137
Karar Tarihi: 12.10.2020

24/12/2021

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No: 2020/1135
Karar No: 2020/2210
Karar Tarihi: 16.03.2020
Eşinin giyim tarzına, gideceği toplantılara ve görüşeceği kişilere müdahalelerde bulunarak sosyal şiddet uygulamak boşanma sebebidir.

Esas No: 2020/1135
Karar No: 2020/2210
Karar Tarihi: 16.03.2020

Address

H. Rıfat Paşa, Yüzer Havuz Sk. No:1/1, Perpa Ticaret Merkezi B Blok Sarı Avlu N. 786 Okmeydanı-ŞİŞLİ
Istanbul
34384

Opening Hours

Monday 09:00 - 17:00
Tuesday 09:00 - 17:00
Wednesday 09:00 - 17:00
Thursday 09:00 - 17:00
Friday 09:00 - 17:00

Telephone

0532.5156624

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Yılmaz Hukuk Bürosu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Yılmaz Hukuk Bürosu:

Share