11/08/2026
ÖLÜMÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEYİN
Sevgili dostlarım, kıymetli meslektaşlarım;
Son günlerde bazı meslek temsilcilerinin, adeta büyük bir zafer kazanılmış gibi “Ben yaptım.” anlayışıyla yaptıkları paylaşımları görüyorum. Açıkçası, bu yaklaşımın sektörümüze hiçbir fayda sağlamadığını düşünüyorum.
Çünkü bugün asıl konuşmamız gereken, kimin ne yaptığı değil; sektörümüzün nereye gittiğidir.
Kartelleşen ilan sitelerinin karşısında zorlanan, ekonomik yükler altında ezilen ve her geçen gün biraz daha küçülen gayrimenkul sektörümüzün neden hâlâ güçlü ve ortak bir ilan platformu yok?
Anayasal hakları ve yasal mevzuat çerçevesinde faaliyet gösteren, evine ekmek götürmekte zorlanan, vergisini ve giderlerini karşılayamayan küçük esnafımıza 40.000 TL gibi ciddi bir maliyet yüklenirken, biz sektör temsilcileri olarak bunun karşısında ne yapıyoruz?
Bu bedel bir defaya mahsus mu olacak? Her yıl alınacak mı? Zaman içerisinde artacak mı?
Bunları konuşmak yerine hâlâ oda–dernek ayrımı üzerinden birbirimize üstünlük sağlamaya mı çalışacağız?
KANUNUMUZU İSTİYORUZ
İstanbul Emlak Müşavirleri olarak “Kanunumu İstiyorum” kampanyasıyla, emlak müşavirleri kanununu beş ayrı yasama döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdık.
Bu mücadeleyi yok saymak veya görmezden gelmek yerine, gelin hep birlikte bu çabayı daha ileriye taşıyalım.
Çünkü mesele benim, sizin veya herhangi bir kurumun meselesi değildir.
Mesele, bütün sektörün geleceğidir.
Bir tarafta görkemli salonlarda ve yıldızlı otellerde aynı kişilerle fotoğraflar çektirirken, diğer tarafta ekmek teknesini kapatmak zorunda kalan meslektaşlarımızın sesini duymamazlıktan gelemeyiz.
Sosyal medyada “ilan verebilirsiniz” duyuruları yapmak elbette önemlidir. Ancak sektörümüzün geleceğini yalnızca günü kurtaran açıklamalarla değil, kalıcı çözümlerle koruyabiliriz.
YEREL MARKALARIMIZI DA KORUMALIYIZ
Bugün çok uluslu şirketler her geçen gün daha da güçlenirken, yerel markalarımız ve küçük işletmelerimiz adeta can çekişiyor.
Buradan bütün meslek temsilcilerine bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Çok uluslu şirketlerin değirmenine su taşıyan değil, kendi sektörümüzün yerel markalarını ve küçük işletmelerini güçlendiren politikaların yanında duralım.
Yerel markalarımızın yaşaması, küçük esnafımızın ayakta kalması ve sektörümüzün kendi değerleriyle büyümesi hepimizin ortak sorumluluğudur.
BİRLİKTE HAREKET ETMEK ZORUNDAYIZ
Sevgili dostlarım;
Gerçekten sektörümüzün bugün ortak akla, ortak iradeye ve güçlü bir dayanışmaya ihtiyacı var.
Küçük esnafımız ofisini kapatmak zorunda kalırken, meslektaşlarımız gelecek kaygısı yaşarken; bizim birbirimizle yarışmamız, birbirimizi ötekileştirmemiz ve kişisel hesapların peşinden gitmemiz doğru değildir.
Artık ayrışmanın değil, birleşmenin zamanıdır.
Ben buradan bütün sektör temsilcilerine açık bir çağrıda bulunuyorum:
Oda, dernek, federasyon veya başka hiçbir ayrım yapmadan; kişisel hesaplarımızı, kaprislerimizi ve kırgınlıklarımızı bir kenara bırakalım.
Türkiye genelinde aynı masa etrafında buluşalım.
Birbirimizi dinleyelim.
Farklı düşüncelerimizi ortak akılla birleştirelim.
Ve sektörümüzün geleceği için tek ses, tek irade ve güçlü bir dayanışma oluşturalım.
Çünkü;
KANUNUMUZ OLMADAN OLMAZ!
Bugün bizi geçici çözümlere razı eden anlayışın yerine, mesleğimizi güvence altına alacak kalıcı ve güçlü bir yasal düzenleme istiyoruz.
Kimsenin başarısını küçümsemek, kimseyle kavga etmek istemiyoruz.
Bizim çağrımız çok açık:
Gelin birbirimize değil, sorunlarımıza karşı mücadele edelim.
Gelin kişisel başarılarımızı değil, sektörümüzün ortak başarısını konuşalım.
Gelin hep birlikte mesleğimizin kanununu çıkaralım.
Yazıktır günahtır…
“Ölümümü gösterip sıtmaya razı etmeyin.”
Artık birbirimizle uğraşmanın değil, birlikte mücadele etmenin zamanı.
Tüm meslektaşlarımızı ve sektör temsilcilerimizi birliğe, beraberliğe ve ortak akla davet ediyorum.
Saygılarımla.
Adnan Yeşiltaş
İstanbul Emlak Müşavirleri
Yönetim Kurulu Başkanı