KOCAELİ EMLAK MÜŞAVİRLERİ DERNEĞİ

KOCAELİ EMLAK MÜŞAVİRLERİ DERNEĞİ Kocaeli Emlak Müşavirleri Derneği'nin Resmi Sosyal Medya Hesabıdır.

14/07/2026
Hukukun en temel ilkelerinden biri şudur: Kurallar, kişilere göre değil; herkese eşit uygulanmak için vardır.Toplumun ad...
07/07/2026

Hukukun en temel ilkelerinden biri şudur: Kurallar, kişilere göre değil; herkese eşit uygulanmak için vardır.

Toplumun adalet duygusunu ayakta tutan da budur. Çünkü bir yerde kurallar bazıları için işletiliyor, bazıları için görmezden geliniyorsa; orada güven zedelenmeye başlar.

Geçtiğimiz hafta Kocaeli Emlakçılar Odası tarafından düzenlenen “korsan emlakçılıkla mücadele” konulu basın bilgilendirme toplantısına hem Emlakçı, hem STK başkanı ve İnternational Hayat Haber Ajansı adına bende katıldım .

Oda yönetimi, basınla bir araya gelerek 2025 yılı içerisinde korsan emlak faaliyeti nedeniyle yapılan denetimler ve uygulanan işlemler hakkında bilgi verdi. Sektörde kayıt dışılığın önlenmesine yönelik kararlılık ortaya konuldu.

Biz de Kocaeli Emlak Müşavirleri Derneği olarak, mücadelenin yalnızca oda imkânlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade ettik. Maliye, SGK, belediyeler ve Ticaret İl Müdürlüğü ve Emlakçılar odasının yer alacağı ortak bir denetim komisyonu kurulmasını; sektör genelinde düzenli, planlı ve caydırıcı denetimler yapılmasını önerdik.

Çünkü dürüst çalışan emlakçıyı korumanın yolu, kayıt dışıyla tavizsiz mücadele etmekten geçer.

Ancak tam da bu noktada düşündüren bir durumla karşılaştık.

Derneğimize ulaşan bir şikâyette, yetki belgeli bir emlak ofisinde sigortasız ve kayıt dışı emlak danışmanı çalıştırıldığı, bu kişiler aracılığıyla ilan portallarında EİDS onayı olmadan ilan yayınlandığı ve kayıtdışı faaliyet yürütüldüğü iddia edildi.

İddiada adı geçen kişinin, aynı zamanda meslek odasının yönetiminde görev yapan bir ismin ofisinde çalıştığı ifade edildi.

Elbette hukuk devletinde hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemez.

Bu nedenle söz konusu bilgi ve belgeleri ilgili kurumlara ilettik.

Fakat burada asıl mesele, kişilerden çok kurumsal etik ilkelerdir.

Meslek kuruluşlarının yöneticileri sadece yönetim kurulu üyesi değildir; aynı zamanda temsil ettikleri mesleğin güven yüzüdür. Söyledikleri kadar yaptıklarıyla da örnek olmak zorundadırlar.

Korsan emlakçılıkla mücadele eden bir kurumun yöneticisi hakkında böyle bir iddianın ortaya atılması bile, kamuoyunda soru işaretleri oluşturur. Bu nedenle en büyük sorumluluk, yönetenlerin omuzlarındadır.

Çünkü toplum önce söze değil, örneğe bakar.

Kayıt dışılığı eleştirenler, kendi çalışma düzenleri konusunda en küçük bir tereddüde mahal vermemelidir.

Unutulmamalıdır ki bir kurumu güçlü yapan yalnızca aldığı kararlar değildir; o kararları önce kendi içinde uygulayabilmesidir.

Mesleklerin itibarı, tabelalarla değil; etik değerlere bağlılıkla korunur.

Bu nedenle bugün verilmesi gereken en güçlü mesaj şudur:

Kurallar herkes içindir. Kimse bulunduğu makam, taşıdığı unvan ya da sahip olduğu görev nedeniyle ayrıcalıklı değildir.

Selam ve saygıyla…

Hukukun en temel ilkelerinden biri şudur: Kurallar, kişilere göre değil; herkese eşit uygulanmak için vardır. Toplumun adalet duygusunu ayakta tutan da budur. Çünkü bir yerde kurallar bazıları için işletiliyor, bazıları için görmezden geliniyorsa; orada güven zedelenmeye başlar. ...

Bir mülkün kiralanmasında en çok uyuşmazlık yaşanan konuların başında depozito, diğer adıyla güvence bedeli geliyor.Kira...
30/06/2026

Bir mülkün kiralanmasında en çok uyuşmazlık yaşanan konuların başında depozito, diğer adıyla güvence bedeli geliyor.

Kiralama sürecinde çoğu zaman üzerinde fazla durulmayan bu konu, kiralanan taşınmazın tahliye edilmesiyle birlikte taraflar arasında ciddi anlaşmazlıklara neden olabiliyor.

Oysa güvence bedelinin amacı, mülk sahibine ek gelir sağlamak değil; kiralanan taşınmazda oluşabilecek zararları veya kiracının ödenmemiş borçlarını teminat altına almaktır.

Buna rağmen uygulamada, güvence bedelinin hukuki niteliği ve iade koşulları konusunda yaşanan bilgi eksikliği, kiracı ile mal sahibi arasında en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri olmayı sürdürüyor.

Türk Borçlar Kanunu’na göre güvence bedeli en fazla üç aylık kira bedeli kadar olabilir. Kanun ayrıca, güvence bedelinin para olarak verilmesi hâlinde, kiraya verenin onayı olmaksızın çekilemeyecek şekilde bir bankada açılacak vadeli hesaba yatırılmasını öngörmektedir.

Ancak uygulamada bunun tam tersini görüyoruz. Depozito çoğu zaman elden veya banka yoluyla doğrudan ev sahibine ödeniyor ve yıllarca onun tasarrufunda kalıyor.

Örneğin, beş yıl önce aylık 10 bin lira kira bedeliyle kiralanan bir taşınmaz için aynı miktarda depozito alındığını düşünelim. Beş yılın sonunda kira bedeli 30 bin liraya yükselmiş olsun. Kiracı taşınmazı hasarsız teslim etmiş, aidatını, elektrik, su ve doğal gaz borçlarını eksiksiz ödemiş olsun.

Buna rağmen bazı mülk sahipleri, “Ben 10 bin lira depozito aldım, 10 bin lira iade ederim.” anlayışıyla hareket edebiliyor.

Oysa yargıtay kararlarında ve uygulamada, güvence bedelinin amacına uygun olarak değerlendirilmesi gerektiği; kiracının taşınmazda herhangi bir zarara neden olmaması hâlinde, hakkaniyet ilkesi gözetilerek iade edilmesi gerektiği yönünde içtihatlar bulunmaktadır.

Depozitonun yıllarca ev sahibinin kullanımında kaldığı gerçeği de göz ardı edilmemelidir.

Burada önemli olan, tarafların birbirine karşı dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket etmesidir.

Kiracı, kiraladığı taşınmazı aldığı gibi teslim etmekle yükümlüdür.

Olağan kullanım nedeniyle oluşan yıpranmalar ise zarar olarak değerlendirilemez.

Ev sahibi de gerçekten bir zarar veya ödenmemiş borç bulunmuyorsa, güvence bedelini gecikmeksizin iade etmek zorundadır.

Kiracılara da önemli bir hatırlatma yapmakta fayda var.

Tahliye sırasında mutlaka bir teslim tutanağı düzenlenmeli, sayaçlar kapatılmalı, aidat ve abonelik borçlarının bulunmadığı belgelenmelidir. Mümkünse evin teslim anı fotoğraf ve video ile kayıt altına alınmalıdır. Bu belgeler, ileride doğabilecek hukuki uyuşmazlıklarda önemli delil niteliği taşıyacaktır.

Konut kiralarında yaşanan sorunların büyük bölümü aslında mevzuatın eksikliğinden değil, kuralların yeterince bilinmemesinden kaynaklanıyor.

Unutmayalım: Hukuka uygun davranmak kadar hakkaniyeti gözetmek de önemlidir.

Çünkü güvence bedeli, adı üzerinde bir “güvence”dir; taraflardan birinin haksız kazanç elde etmesi için değil, olası zararları güvence altına almak için vardır.

Selam ve saygıyla…

Bir mülkün kiralanmasında en çok uyuşmazlık yaşanan konuların başında depozito, diğer adıyla güvence bedeli geliyor. Kiralama sürecinde çoğu zaman üzerinde fazla durulmayan bu konu, kiralanan taşınmazın tahliye edilmesiyle birlikte taraflar arasında ciddi anlaşmazlıklara neden...

28 Haziran 1921…İzmit’in düşman işgalinden kurtuluşunun 105. yıl dönümünü Kutlu olsun. Bu toprakları bizlere vatan kılan...
28/06/2026

28 Haziran 1921…İzmit’in düşman işgalinden kurtuluşunun 105. yıl dönümünü Kutlu olsun.

Bu toprakları bizlere vatan kılan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, tüm şehitlerimizi, gazilerimizi rahmet, saygı ve şükranla yâd ediyoruz.🙏

Türkiye’nin her ilinde bir Ticaret İl Müdürlüğü var.Kapılarında tabelası var.Devletin kurumsal yapısı içinde bir yeri va...
25/06/2026

Türkiye’nin her ilinde bir Ticaret İl Müdürlüğü var.

Kapılarında tabelası var.

Devletin kurumsal yapısı içinde bir yeri var.

Ancak konu piyasanın denetlenmesine, kayıt dışılığın önlenmesine ve haksız rekabetle mücadeleye geldiğinde, şu cümleyle karşılaşıyoruz:

“Yetkimiz yok, yetki Bakanlıkta.”

İşte tam burada sormak gerekiyor:

Madem birçok konuda denetim ve yaptırım yetkisi Ankara’da Bakanlıkta toplanmış, o zaman illerde bulunan Ticaret İl Müdürlükleri ne işe yarıyor?

Sadece yazışma yapan, evrak kabul eden ve sorunları merkeze ileten bir birim mi?

Yoksa vatandaşın, esnafın ve piyasanın içinde olması gereken gerçek bir kurum mu?

Çünkü devlet sadece yasa ve yönetmelik çıkaran bir organizasyon değildir.

Devlet, çıkardığı kuralları sahada uygulayabilen yapıdır.

Bugün piyasanın birçok alanına baktığımızda ciddi bir denetim boşluğu görüyoruz.

Özellikle gayrimenkul sektöründe yıllardır konuşulan korsan emlakçılık sorunu hâlâ devam ediyor.

Mesleki yeterliliği olmayan, vergi kaydı bulunmayan, oda kaydı olmayan ve hiçbir mesleki sorumluluk taşımayan kişiler emlak piyasasında faaliyet gösterebiliyor.

Üstelik bunu artık gizli saklı değil, herkesin gözü önünde; sosyal medya ve internet ilanları üzerinden yapıyor.

Bir başka sorun ise yetkisiz ilanlar...
Ticaret Bakanlığı tarafından Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) kapsamında önemli düzenlemeler hayata geçirildi.

Yetkisiz ilanlara yönelik ciddi yaptırımlar açıklandı.

Meslek odaları uyarıyor.

Sektör temsilcileri anlatıyor.

Vatandaş zaten yaşadığı mağduriyetlerle bunun farkında.

Hatta çoğu zaman ilanların altında isimler, telefon numaraları ve iletişim bilgileri açıkça duruyor.

Vatandaş görüyor, sektör görüyor, odalar görüyor; ama nedense Ticaret İl Müdürlükleri göremiyor.

Asıl mesele de burada başlıyor.

Eğer Ticaret İl Müdürlüklerinin fiyat etiketlerine aykırılığa hareket edenlere 3900₺ idari yaptırım cezası kesme dışında diğer alanlarda bir yaptırım yetkisi yoksa, bu yapı neden var ?

Şayet görev, yetki ve sorumlulukları varsa, neden bu sorumluluklar sahada yeterince hissedilmiyor?

Çünkü bir kurumun varlığı sadece tabelasıyla değil, ortaya koyduğu işle ve aldığı sonuçlarla anlam kazanır.

Kayıt dışı çalışan her kişi; vergisini veren, kurallara uyan ve emeğiyle ayakta duran işletmelerin hakkına girmektedir.

Korsan emlakçılık yalnızca bir sektör problemi değildir.

Vergi kaybıdır.

Vatandaş mağduriyetidir.

Mesleki itibar kaybıdır.

Haksız rekabettir.

Devletin koyduğu kurallara uyanların zarar gördüğü, kuralları yok sayanların kazandığı bir piyasa düzeni sürdürülemez.

Piyasa denetimi sadece bir şikâyet geldiğinde işlem yapmak değildir.

Sahada olmak, görmek, tespit etmek ve gerektiğinde müdahale etmektir.

Taşrada devletin gözü, kulağı ve eli olması gereken İl Ticaret Müdürlükleri artık daha görünür, daha aktif olmak zorundadır.

İnternet ilanları ve kurallara uymayan ilan portalları takip edilmelidir.

Kayıt dışı faaliyetler tespit edilmelidir.
Meslek odalarıyla gerçek bir iş birliği kurulmalıdır.

Ticaret İl Müdürlükleri bu eleştiriyi bir serzeniş değil, bir çağrı olarak görmelidir.

Son söz:
Emlak piyasasının adil işlemesi, kayıt dışılığın azaltılması ve haksız rekabetin önlenmesi için artık daha görünür, daha aktif ve daha kararlı bir yerel denetim anlayışına ihtiyaç vardır.

Selam ve saygıyla...

Yaşar Durmaz
Kocaeli Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı

Devletin koyduğu kurallara uyanların zarar gördüğü, kuralları yok sayanların kazandığı, bir emlak piyasası düzeni sürdürülemez.

Ticaret Bakanlığı açıkladı.Sosyal medyada yetkisiz emlak ilanlarına 286 bin liraya kadar ceza uygulanacak.Ardından odala...
24/06/2026

Ticaret Bakanlığı açıkladı.

Sosyal medyada yetkisiz emlak ilanlarına 286 bin liraya kadar ceza uygulanacak.

Ardından odalar ve meslek kuruluşları üyelerini bilgilendiren duyurular yayımlamaya başladı.

Bu kapsamda Kocaeli Emlakçılar Odası da konuyla ilgili paylaşım yaparak üyelerini uyardı.

Buraya kadar her şey güzel.

Her şey kurallara uygun.

Her şey kâğıt üzerinde kusursuz.

Fakat insan ister istemez biraz sosyal medyada dolaşınca kendisini satılık ve kiralık ilanların arasında buluyor.

Yetkisiz ilanlara ağır ceza geleceği söylenirken, bu ilanları bulmak için özel bir çaba göstermeye de gerek kalmıyor.

Sorun sadece sosyal medya ile sınırlı değil; Elektronik İlan Doğrulama Sistemi'ne (EİDS) entegre olmayan ilan platformları da denetim tartışmasının önemli bir parçası olarak karşımızda duruyor.

Demek ki ya herkes kurallara eksiksiz uyuyor da biz yanlış görüyoruz…

Ya da ortada başka bir gerçeklik var.

Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) getirildi.

Amaç doğruydu.

Sahte ilanlar önlenecek, fiyat manipülasyonları azaltılacak, korsan çalışanlar sistem dışına itilecekti.

Peki sonuç ne oldu?

Korsan faaliyetlerin sona erdiğini söyleyebilen var mı?

Sahte ilanların bittiğini iddia eden var mı?

Bilgi kirliliğinin ortadan kalktığını söyleyen var mı? Yok.

Ama açıklama çok.

Duyuru çok.

Paylaşım çok.

Denetim yok.

Mesela Kocaeli’de kaç kişi bu nedenle ceza aldı?

Kaç sosyal medya hesabı hakkında işlem yapıldı?

Kaç yetkisiz ilan kaldırıldı?

Kaç korsan emlakçı tespit edildi?

Bu soruların cevaplarını kamuoyu biliyor mu?

İşin ilginç tarafı şu:

Yetkisiz ilan yasak.

Ama ilanlar ortada.

Yetkisiz faaliyet yasak.

Ama ortalık korsan emlakçıdan geçilmiyor.

Sanki görünmezlik iksiri içmiş gibiler.

Vatandaş görüyor.

Meslek mensupları görüyor.

Emlakçılar odası görüyor.

Sosyal medyada birkaç dakika dolaşan herkes görüyor.

Ama nedense vatandaşın, meslek mensuplarının ve esnaf odalarının gördüğünü; İl Ticaret Müdürlükleri aynı netlikle göremiyor.

Elbette yetki belgeli çalışan, vergisini veren, kurallara uyan ve işini hakkıyla yapan emlakçıları tenzih ediyorum.

Bu eleştirinin muhatabı onlar değildir.

Asıl sorun, dürüst çalışanların hâlâ kayıt dışı faaliyetlerle rekabet etmek zorunda bırakılmasıdır.

Çünkü piyasanın ihtiyacı ceza rakamları değildir.

Piyasanın ihtiyacı, mevcut kuralların gerçekten uygulanmasıdır.

Yasaların gücü, ceza miktarının büyüklüğünden değil, uygulandığının görülmesinden gelir.

Aksi hâlde 286 bin liralık ceza da birçok düzenleme gibi duyurularda kalır; sahada ise eski alışkanlıklar yaşanmaya devam eder.

Selam ve saygıyla…

Ticaret Bakanlığı tarafından uygulamaya alınan Elektronik İlan Doğrulama Sistemi(EİDS) kapsamında, sosyal medyadaki emlak ilanları da denetim kapsamına alındı.

02/08/2025 günkü eski bir yazım. https://www.abdpost.com/yazarlar/yasar-durmaz/gayrimenkul-gercekleri/397962 Bir mülke e...
04/06/2026

02/08/2025 günkü eski bir yazım.

https://www.abdpost.com/yazarlar/yasar-durmaz/gayrimenkul-gercekleri/397962

Bir mülke ederinin üzerinde fiyat biçmek, çoğu zaman o mülkü satmayı, ya da kiraya vermeyi zorlaştırır.

Peki neden? Hiç düşündünüz mü?

İsterseniz mülkünüzü boydan boya afişlerle donatın, drone çekimleriyle etkileyici tanıtımlar yapın, ilan sitelerinde öne çıkın, hatta bölgenin en iyi emlakçılarıyla çalışın farketmez. Eğer fiyatınız piyasa koşullarına göre uygun değilse, tüm bu çabalarınız çoğu zaman boşa gidebilir.

Çünkü piyasa, kişisel duygulara göre değil, ekonomik verilere göre hareket eder. “Ben bu kadar para verdim.”,“Şu kadar masraf ettim.”, "Bu bölge yakında çok değerlenecek.” gibi düşünceler mülk sahibinin içini belki rahatlatabilir. Ancak alıcının ya da kiracının dikkate alacağı tek şey vardır. O günün piyasa koşullarında ödenebilecek makul bedeldir.

Aylarca boş kalan veya satılamayan bir mülk yalnızca gelir kaybına yol açmaz; zamanla yıpranır, gözden düşer. Üstelik uzun süre ilanda kalan bir yer, piyasada “sorunlu” algısına yol açar. İnsanlar merak eder: “Neden bu kadar zamandır satılamıyor ya da kiralanamıyor?” diye düşünmeye başlarlar. Bu durum hem zaman, hem de ekonomik zarara yol açar. Yani fazla fiyat, bazen kazanç değil, doğrudan size zarar yazar.

Ekonominin temel yasası; arz-talep dengesidir. Bu dengeye aykırı hareket etmek, süreçleri uzatmaktan başka bir işe yaramaz.

Sonuç olarak: Bir mülke ederinden fazla kıymet biçmek, onun değerini artırmaz. Tam tersine, kıymetli bir mülkünüzü değersiz hâle bile getirebilir.

Yaşar Durmaz
Kocaeli Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı

Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı’ndan Gurbetçilere Kritik Uyarı!Özellikle Almanya başta olmak üzere yurt dışında yaşaya...
02/06/2026

Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı’ndan Gurbetçilere Kritik Uyarı!

Özellikle Almanya başta olmak üzere yurt dışında yaşayan vatandaşların konut, arsa ve iş yeri yatırımlarına yöneldiği yaz döneminde Kocaeli Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı önemli uyarılarda bulundu.

Gurbetçilerin yıllarca emek vererek biriktirdikleri tasarruflarını Türkiye’de değerlendirmek istediklerini belirten Başkan, gayrimenkul işlemlerinde güven unsurunun öncelikli olduğunu söyledi.

İşlem yapılacak emlak ofislerinin mutlaka araştırılması gerektiğini vurgulayan Başkan, “Bir gayrimenkulün değeri yalnızca metrekaresiyle ya da bulunduğu konumla ölçülmez. Güvenilir bir emlak danışmanı ve kurumsal bir emlak işletmesiyle çalışmak da en az bunlar kadar önemlidir” dedi.

Yaz aylarında Türkiye’ye gelerek yatırım yapmayı planlayan gurbetçilerin, çalışacakları emlak işletmelerinin Ticaret Bakanlığı tarafından verilen Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi’ne sahip olup olmadığını kontrol etmeleri gerektiğini ifade eden Başkan, son dönemde artan kapora dolandırıcılığı vakalarına da dikkat çekti.

Uzaktan yürütülen işlemlerde daha dikkatli olunması gerektiğini belirten Başkan, gerekli araştırmalar yapılmadan, taşınmaz görülmeden ve resmi belgeler incelenmeden herhangi bir kapora verilmemesi veya ödeme yapılmaması gerektiğini söyledi.

Yetki belgeli ve kurumsal emlak ofisleriyle çalışmanın mağduriyet riskini önemli ölçüde azalttığını kaydeden Başkan, işlem yapılacak kişi ve kurumların detaylı şekilde araştırılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Kocaeli Emlak Müşavirleri Derneği, Başkanı Yaşar Durmaz yaz döneminde gayrimenkul yatırımı yapmayı planlayan gurbetçi vatandaşları dikkatli olmaya, kapora dolandırıcılığına karşı tedbirli davranmaya ve yalnızca yetkili emlak işletmeleri aracılığıyla işlem gerçekleştirmeye davet etti.

Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı’ndan Gurbetçilere Kritik Uyarı! Özellikle Almanya başta olmak üzere yurt dışında yaşayan vatandaşların konut, arsa ve iş yeri yatırımlarına yöneldiği yaz döneminde Kocaeli Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı önemli uyarılarda bulundu. G...

Address

Ömerağa Mahallesi, AlemdarCaddesi , Şen İş Merkezi No:46 Kat: 1 No:75
Izmit
41100

Telephone

+902623212288

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when KOCAELİ EMLAK MÜŞAVİRLERİ DERNEĞİ posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to KOCAELİ EMLAK MÜŞAVİRLERİ DERNEĞİ:

Shortcuts

Share

Category