02/02/2024
Sınama/imtihan, arayışında kararlı olanlarla, her adımda bir bahane uydurarak geri dönmeye çalışanları birbirinden ayıran ilâhî bir elemedir. Kaf Dağı’na uçmayı göze alamayanlar Zümrüdüanka’yı bulamazlar. Kâbe’ye gitmeye kalkan ve kendisine “Bu küçük adımlarla oraya ulaşamazsın” diyenlere “Hiç olmazsa yolunda ölürüm” diyen karıncanın azmini taşımayanlar maksada eremezler. İğneyle kuyu kazma cehdini kendilerinde göremeyenler Ab-ı Hayât’ı içemezler. Ferhat gibi dağları kazmayla delmeye kalkışmayanlar Şirin’e varamazlar. Mecnûn gibi yola düşmeyenler Leylâ’ya kavuşamazlar.
Anlaşılan odur ki, “aramak insanın kaderi ise, bulmak da kaderidir”. Çünkü “mürid Allah’ın muradıdır ve bu yolda arayanla aranan beraber yürümektedir. İnsanın izlediği yol, bizzat Allah’ın da izlediği yoldur. Kur’ân bu birlikteliğe şöyle değinir: “Şu bir gerçek ki, benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerindedir.” Belki de “iki denizin kavuşum yeri, arayanla arananın buluşma noktasıdır.”
Necmettin Şahinler – Hz. Mûsâ ile Yürümek/Bir Çöl Hikâyesi